Silifke - Antalya karayolunun 10. km'sindeki Taşucu'nun bulunduğu yerde İ.Ö. VII. yy'da kurulan eski Holmi kolonisinden bugüne hiçbir tarihi eser kalmamıştır. Holmi uzun süre varlığını sürdürmüş, ancak korsan saldırıları nedeniyle İ.Ö. IV. yüzyıldan sonra zayıflamaya başlamıştır. Büyük İskender'in komutanlarından ve Suriye Krallığı'nın kurucusu Selefkos Nikator şehrin bu zayıf durumunu fırsat bilerek kolayca ele geçirmiş; halkını da bugünkü Silifke'nin bulunduğu yere yerleştirmiştir. Yolcu trafiği açısından Türkiye ile KKTC arasındaki en önemli kapı olan Taşucu, bugün modern bir turistik belde olarak hızla gelişmektedir. Taşucu'nun 2 km batısındaki bir tepenin güney yamacında yerli halkın Manastır diye isimlendirdiği antik Mylai örenyerinde geç Roma ve erken Bizans dönemlerine ait yapı kalıntıları bulunmaktadır.
Kanlıdivane
Kanlıdivane, Mersin'den Silifke'ye giderken Erdemliyi 12 km geçince yoldan ve denizden üç km. kuzeydedir.
Antik çağdaki adı Kanytelis ya da Konytela olan kenti Fransız Doğu bilimcisi V. Langlois 1851 - 1852 yılında gezmiş ve burasının Bizans İmparatoru Theadosius II (408 - 450) tarafından yeniden düzenlenmesinden sonraki adıının Naepolis (Yenikent) olduğunu belirtmiştir.
Kanlıdivane üç ayrı dönemin yani Helenistik, Roma ve Bizans izlerini ve yapılarını bir orada sergileyen önemli bir antik yerleşim merkezidir.
Kent İ.Ö. 3., 2. ve ı. yy'larda yörede hüküm süren ve Rahip krallar tarafından yönetilen başkenti Olba (bugünkü Ura) olan Oba krallığının sınırları içinde bulunuyordu. İ.S. 1. yy' dan itibaren ise bir Roma kenti durumunda olan Elauisse - Sebaste'ye bağlanmıştır. (Elauisse - Sebaste Ayaş kasabasının eski dönemlerdeki adıdır.)
Kutsal çökük 90 m uzunlukta, 70 mt. eninde ve 60 mt derinlikteki doğal çökük ören yerinin çekirdeğini oluşturur. Çok tanrılı dönemlerdeki insanlar, bu çukuru kutsal olarak kabul etmişlerdir.